68. Bölüm; Hatt-ý Müdafa…
-Kuzey Barrens’in doðusunda bulunan Uzak Kule (Far Watch, Durotar ile Kuzey Barrens’in birbirine baðlandýðý en önemli ve stratejik noktadýr. Durotar’ýn son savunma hatýdýr.) yoðun bir saldýrý altýnda. Eðer orada ki hattý geçerlerse sadece kuzey ve güneyden daðil ayrýca denizden ve kuzey doðudan da buraya yürüyecekler majeste.
-Sa.. saldýran, o.. ordu kka?
-Tüm Orgrimmar efendim. Beþbin sekizyüz kiþi. Orgrimmar da bulunan 2. ordu’nun tamamý, goblinlerce tam takviyeli olarak geliyor. Yanlarýnda Azshara’dan getirilmiþ güçlü silahlar var. Eðer güneyde ki Sefer Ordusu ile buluþur ve silahlarý teslim ederlerse Tawereth’ten ayrýlmaktan baþka çaremiz yok.
Arethna generalin sözünü kesip konuþtu;
-Elimizde onlarýnkilerden çok daha güçlü ve kaliteli silahlar var. Ayrýca ben Tawereth’in beton surlarýnýn yýkýlacaðýna asla inanmam. Elimizdeki ince donanmayý nehir aracýlýðý ile Durotar sýnýrýný bombalayarak Orgrimmar’ýn batý kapýsýna kadar ilerletelim derim Majeste. Eðer merkeze saldýrýrsak panikleyecek ve geri çekilmek zorunda kalacaklardýr.
Bekrai bastonuna yüklenerek ayaða kalktý. Yerde ki dev haritanýn etrafýnda bir tur attý onu inceleyerek. Bastonu nu iki kere haritada ki bir noktaya vurarak sordu;
-B.. bunlar Sefer Ordusu mu?
-Evet majeste…
Generallerin, kaþlarý çatýk bir þekilde Arethna’yý izlediðini fark etti Bekrai. Her an birbirlerine girecek gibi gözüküyorlardý. Müdehale etmesi gerekiyodu;
-Dalaran’dan gelen üçüncü orduyu g… gü..
-Güney majesteler…
-Güneye yerleþtirin. Sefer Ordusu, Kaldorei ve Orgrimmar’ýn kinden daha kalabalýk. Kuzeyde sayýlar ile kazanýlamayacak bir savaþ var. Elimizde nekadar top varsa Barrens yamaçlarýna yerleþtireceðiz. Ve oradan Durotar’ý yoðun ateþle döveceðiz… Þimdi, dýþarý…
Generaller sert bir asker selamýndan sonra yavaþça geri geri gittiler ve arkalarýný dönüp odadan ayrýldýlar. Bekrai tekrar tahtýna ilerledi. Bastonu kenara atýp un çuvalý gibi yýðýldý tahta. Ayakta duramýyordu…
-Arethna…
-Emredin Majeste?
-Beni zehirleyen þey her neyse hala zehirliyor. Neredeyse komadayken daha saðlýklýydým diyebilirim.
-M.. majeste…
-En kötüsünü d.. düþünmeliyiz. (hala nefes nefeseydi, sadece iki dakika ayakta durmuþtu oysa). Tahta tabi olabilecek hiç erkek evladým kalmadý… Elen’nin taþýdýðý hariç. Tüm bunlarýn sonunu görebilir miyim bilmiyorum. Ama eðer baþaramazsam, Ýmparatorluk’u savun. A’dal ve diðer naarular tekrar Shatrath’a dönme kararý almýþlar. Onlar gittikten sonra en büyük kozumuzu kaybetmiþ olacaðýz. Tawereth’in surlarý sandýðýn gibi yýkýlmaz olmayabilir. Zamanýnda Slyvannas, Dalaran’ý iki hafta kuþatmada tutmuþtu. O surlar dahi sonunda bitme seviyesine gelmiþti. Kýsacasý, þehri denizden savunun. Ýmparatorluk Donanmasý en geç bir üç gün içinde buraya ulaþýr. Ozaman ne Sefer, nede tanrýlar onlarýn toplarýnýn korumasýna karþýlýk þehri alamaz…(bir müddet gözlerini sýký sýký kapayarak öyle bekledi Bekrai)
-Majeste?
-Sen.. senden baþka bir isteðim daha var Arethna.. Eitar.. eðer ben baþaramam, benden sonrada sen þehri kaybedersen onu al ve donanmaya katýl. Ama þehri üç gün daha savunmalýyýz. Barrens’i birbirine baðlayan köprüleri uçurun. Orgrimmar ve Sefer bir araya gelmemeli. Dalaran ordusunu þehre çekin ve savunmada kalmalarýný saðlayýn. Sen ve Eitar gemilerde güvende olacaksýnýz. Ayrýca þehri boþaltmaya baþlayýn þimdiden..
-Ama..
-Halkýmdan kimse bu savaþ yüzünden ölmeyecek Arethna! S.. Sinkrai, annesinin öldüðünü öðrenince kimseye acýmaz.. eðer þehri alýrlarsa, gemilere ateþ emri ver.
-Afedersiniz efendim, bende þehri yok etmemi mi istiyorsunuz?
-Ya bizim ya da yok olacak genç dostum… Tüm ordularý ile Tawereth’te yanlarýnda küle dönecek. Varsýn Küleden, kan üzerinde kurulup küllere hükmetsin… Eitar ile birlikte Notrhrend’e gideceksiniz. Doðusunda isyanlarýn baþladýðý duyumlarý geliyor kulaðýma. Sýnýrlarýný Boreanischi’ye kadar çekin. Tek merkezli, baþkenti Dalaran olan bir Krallýk haline getirin orayý ve savaþý bitirin.
-Hanedan ne olacak efendim?
-Eitar… o kraliçe olacak… sende ona hizmet edeceksin. Vakti geldiðin de doðru kiþi ile evlenerek hanedanýmý devam ettirecek…
Arethna, bu veda imasý taþýyan son emirleri iyice kavramaya çalýþtý. Ama bir eksik vardý, fark etmesi uzun sürmedi…
-Ýmparatoriçe Elen?
Bekrai þaþkýn orcun yüzüne baktý üzgün bir ifade ile;
-O da benimle beraber ölecek…
………………..
-Toplarý iyice yerleþtirin! Emir gelene kadar bekleyin!
Orc ve Bahran ordularý bu dar geçitte sýkýþmýþlardý. Ýmparator’un da dediði gibi bu sayýlarla kazanýlacak bir savaþ deðildi. Orclar sayýca az olmalarýna raðmen güçlü silahlarý vardý. Ve Orgrimmar’ýn morali zirvedeydi. Zira Ýmparator’un aksine Warchief ordusunun yanýndaydý.
-Drom’Hal!
-Drom’Hal!
Savaþçýlarýn selamlarý arasýnda beyaz bir kurdun üstünde Drohum cepheye geldi. Kurttan inerek toplarýn bulunduðu yere ilerledi. Bahran ile Orc ordusu arasýnda 100 belkide 150 metrelik bir mesafe vardý. Ýnce ve uzun bir duvar örülüydü dar geçitte. Kapýlar bir iþe yaramayacaðý için kapatýlmamýþtý bile. Ýki taraf birbirini net görüyordu.
Drohum derin bir nefes aldý. Sýrtýndaki Kýyamet Çekici’ni aldý eline. Atasý Thrall dan kalan yegane mirastý bu. Sýký sýký kavradý onu.
-“Büyük Go’el… ve diðer tüm atalarým… yardým edin…” diye dua etti içinden.
Ve kafasýný kaldýrýp kükredi barrensi tekrar bölmek istercesine;
-LOCK’NARASH!!!! (silahlanýn!)
Savaþçýlar hemen gülleleri yerleþtirdi toplarýn aðzýna. Ve seslendiler;
-LOCK’REGAR!! (Emrinize hazýr!)
-Gebertin hepsini…
Yanýndaki Savaþ Lord’u iþareti verdi ve toplar ateþlendi sýrayla. Goblinler silah üretmekte ustaydý belki, ama barutun gücünü keþfeden ve onu silah olarak kullanmayý düþünebilen ilk kiþiydi Drohum, elbet toplara bir iki ilave yapmýþ olacaktý…
Ýlk iki gülle hýzla duvara doðru ilerledi ve çarpýþýr çarpýþmaz yýktý ince duvarý… arkasýnda duran Bahran askerleri düþen molozlarýn altýnda kalarak can verdiler ve beklide onlar þanslý olanlardý… sýrasýyla ikinci topçu grubuda ateþe baþladýlar, iþte Drohum’un gizli silahlarý..
Gülleler çarpýþýr çarpýþmaz havaya uçuyorlardý. Metrelerce yükseðe ulaþýyordu alevler. Ve gür sesli orclar kükrüyordu;
-LOCK’TAR!!!!
-LOCK’TAR!!!!
Bahran hattý darma duman olmuþtu. Her güllenin düþtüðü herde bir iki metre derinlikte çukurlar oluþuyordu ve etrafýndaki büyük bir alaný etkiliyordu. Askerler kaçýþýyordu, sonunda hattý koruyan Mareþal kendine geldi;
-Dönün yerlerinize! Toplarý doldurun! ÝMPARATOR EMREDÝYOR!!
Ýmparator’un emri tanrýnýn emridir… az önce kuyruðunu bacaklarýnýn arasýna kýstýrmýþ kedi gibi kaçan üç tümen, daha doðrusu üç tümenden geriye kalanlar görevlerini hatýrladý. Hemen saðlam kalan toplarýn baþýna geçtiler;
-Düþman toplarýný niþan alýn! Ateþ!!!
Gök gürültüsü gibi yükselen sesleri ile birlikte güllelerin bazýlarý hedeflerini buldu, özellikle birtanesi hedef orasý olmadýðý yerde olabilecek en güzel yere düþtü.
Birden orc hattýnýn arkasýnda dev bir patlama oldu. Koca bir ateþ ve duman kümesi yükseldi gökyüzüne. Sarsýntýnýn þokunu atlatan Drohum arkasýný dönerek patlamanýn olduðu yere baktý. Özel döktürdüðü patlayan güllelerin olduðu yerde sadece alevler ve ölü orclar vardý. Düþman gülleleri tam belini vurmuþtu orclarýn.
Bahranýn sayýlý cephanesi tükendi sonunda. Orclarýnkide havaya uçmuþtu. Artýk eski yöntemlerle devam etmeleri gerekecekti. Warchief, Bekrai’nin “bu sayýlarýn savaþý deðil” öngörüsünü elinin tersi ile tepe taklak etmiþti aslýnda. Kýlýç kýlýca, tüfek tüfeðe, yüz yüze bir savaþ olacaktý artýk… Asker ile Savaþçý arasýndaki fark belli olacaktý þimdi.
-Saldýrýýýýn!!!
Orc ordusu hücuma geçti. Ellerinde sayýlý tüfek ve cephane vardý. Geri kalaný Sinkrai’ye ulaþtýrmalarý gerekiyordu. Bahran askerleri ateþe baþladý. O iri, her biri bir babayiðir savaþçýlar bir bir düþüyorlardý tek atýþta, yinede orclar bitmek bilmiyordu. Bir sel gibi geçidi tutan askerleri biçerek Barrens düzlüklerine ulaþtýlar. Açýk arazide orc sürücüleri ile savaþmak… hiç akýllýca deðil…
………………..
Sadece 2 saat sonra.
-Sultaným!!! Sultaným zafer!!! Bozkurt, Barrense girdi!
Sinkrai birden ayaða kalktý. Masanýn etrafýndaki diðer komutanlar ve Cairne’de þaþkýnlardý.
-Ýþte burada Sultaným, bir þahin getirdi.
Sinkrai hemen askerin yanýna gitti, elindeki mektubu hýzla aldý ve okumaya baþladý. Cairne, komutanlar ve diðer askerlerin merakla ona baktýðýný görünce þerefle yükseltti sesini;
-Aka’Magosh (tanrý seni korusun) Sultan Bekrai, Orgrimmar yanýnýzdadýr. Önce kuzey sýnýrýndaki Bahran hattýna müdahale edeceðim. Elflere yolu açtýktan sonra beraber Sefer Ordusu ile buluþacaðýz. Azshara’dan getirdiðimiz toplar ve silahlar ile beraber…
Bozkurt Drom’Hal…
Cairne yanýna geldi. Mektubu alýp birde kendisi okudu hýzlýca. Sinkrai’ye baktý. Birde sarýldý ona, Sinkrai’nin ayaklarý yerden kesinli. Sonra býraktý onu;
-An’she bizimle beraber. Biz kazanacaðýz!
-KAN VE GÖKLER ADINA!
-KAN VE GÖKLER ADINA!!!
Sinkrai iri taurena baktý ve vaktin geldiðini anladý.
-Baron Dat’anar…
-Emredin Sultaným.
-Kamp’a hazýrlanmalarýný emredin. Þafakta Tawereth’e yürüyeceðiz…
……………………..
Tawereth Sarayý;
Bekrai ve generaller hala taht salonundaydý. Yerdeki devasa Azeroth haritasý üzerinde planlar yapýlýyordu.
-Majesteleri, daha sonra donanma ile Teldrassil’e bir saldýrý düzenleyerek Kral Kaldrassil’e tam kalbinden saldýrabiliriz.
-Hayýr… bir savaþ yüzünden o doða þaheseri aðacý ve þehri yok etmeyeceðim. Baþka?
-Donanmayý Uldum’a da yollayabiliriz. Sobek (Lost City of Tor’vil) deniz kýyýsýnda bulunan bir þehir. Sultan Bekrai’yi orada gafil avlarýz.
-Neden tüm planlarýnýz illa bir zenginliði yok etmek zorunda? Hayýr!
Bekrai’nin bu hassaslýðý etrafýndakileri huzursuz ediyordu. Sýrf güzel bir iki þehir yok olmasýn diye savaþý kazanmayý red ediyordu adeta. Oysa kendi baþkentinin yok edilmesi emrini bizzat vermiþti. Arethna yine sanki bir general yada bakanmýþ gibi konuþmaya baþladý;
-Majesteleri, þimdiden Kapital Cephesini kazanmýþýz gibi planlar yapmanýn bir anlamý yok. Eðer Tawereth kaybedilirse bu planlarda onlarý yapmak için harcadýðýmýz zamanda boþa gitmiþ olacak. Þu ana odaklanmamýz gerekli.
-Katýlýyorum…
Herkes gelen sese baktý. Prenses Eitar kapýnýn önünde duruyordu. Nazik adýmlar ile haritaya yaklaþtý. Babasýna güzel bir selam verdi. Sonra gözünde ki yaþlarý silerek zorlama bir gülümseme ile konuþtu;
-Ohh sevgili majeste…
-Ne oldu Eitar?
Prenses generallere baktý göz ucu ile. Sonra çýkardý aðzýndaki baklayý.
-Uzak Kule düþtü majeste, Warchief Drohum Barrens te dilediðince kurt biniyor. Kuzey hattýna ilerledikleri söyledi. Kral Kaldrassil’e Tawereth yolunu açacak.
Herkesin kaný çekildi birden. Demin o atýp tutan generallerden çýt çýkmýyordu. Bekrai’nin yüzündeki kararlýlýk kayboldu birden.
-Burada ne iþin var Eitar?
-Ben.. özür dilerim majesteleri. Haddim olmadýðýný biliyorum ama bu haberi benden duymanýz gerekir diye düþündüm.
Bekrai bir müdden prensesin yüzüne baktý. Bastonuna dayanarak kalkmaya çalýþtý ayaða. Arethna sað koluna girip yardýmcý oldu ona. Artýk gün saymaya baþlamýþ ihtiyarlar gibiydi. Tahtýn saðýnda ki kapýya yöneldi. Hiç bir þey demeden çýktý salondan. Generaller ve Eitar öylece baktý arkasýndan. Sonra generallerin gözü Eitar’a döndü. Onunkiler ise dev haritaya…
part1:
http://forum.wow-tr.com/threads/6354-Saray-Hainler.
part2:
http://forum.wow-tr.com/threads/6383...1937#post41937
part3:
http://forum.wow-tr.com/threads/6467...2269#post42269
part4:
http://forum.wow-tr.com/threads/6578...2926#post42926
part5:
http://forum.wow-tr.com/threads/6764...3874#post43874
part6:
http://forum.wow-tr.com/threads/7026...ed=1#post45886
part7:
http://forum.wow-tr.com/threads/7089...6365#post46365
part8:
http://forum.wow-tr.com/threads/7152...6782#post46782
part9:
http://forum.wow-tr.com/threads/7188...7063#post47063
part10:
http://forum.wow-tr.com/threads/7228...7360#post47360



Alýntý ile Cevapla
.